<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>richard wagner | www.sanat.net</title>
	<atom:link href="http://www.sanat.net/tag/richard-wagner/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.sanat.net</link>
	<description>Türkiye&#039;nin Sanat Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Sun, 25 Dec 2016 18:59:17 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>http://www.sanat.net/wp-content/uploads/2016/12/cropped-logo-32x32.png</url>
	<title>richard wagner | www.sanat.net</title>
	<link>http://www.sanat.net</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Antonio Lucio Vivaldi</title>
		<link>http://www.sanat.net/antonio-lucio-vivaldi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[sanat]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 25 Dec 2016 16:43:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Besteciler]]></category>
		<category><![CDATA[aktivite]]></category>
		<category><![CDATA[alışveriş]]></category>
		<category><![CDATA[Antonio Lucio Vivaldi]]></category>
		<category><![CDATA[Antonio Vivaldi]]></category>
		<category><![CDATA[besteci]]></category>
		<category><![CDATA[bilet]]></category>
		<category><![CDATA[dating]]></category>
		<category><![CDATA[edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[eğlence]]></category>
		<category><![CDATA[felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[fotograf]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul modern]]></category>
		<category><![CDATA[kayak]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[kış tatili]]></category>
		<category><![CDATA[koç müzesi]]></category>
		<category><![CDATA[konser]]></category>
		<category><![CDATA[müze]]></category>
		<category><![CDATA[otel]]></category>
		<category><![CDATA[pegasus]]></category>
		<category><![CDATA[pera]]></category>
		<category><![CDATA[pera müzesi]]></category>
		<category><![CDATA[resim]]></category>
		<category><![CDATA[ressam]]></category>
		<category><![CDATA[richard wagner]]></category>
		<category><![CDATA[roman]]></category>
		<category><![CDATA[sabancı müzesi]]></category>
		<category><![CDATA[salvador dali]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[sergi]]></category>
		<category><![CDATA[sinema]]></category>
		<category><![CDATA[sözler]]></category>
		<category><![CDATA[tatil]]></category>
		<category><![CDATA[thy]]></category>
		<category><![CDATA[tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[vivaldi]]></category>
		<category><![CDATA[yaz tatili]]></category>
		<category><![CDATA[yazar]]></category>
		<category><![CDATA[yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[zorlu psm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.sanat.net/?p=92</guid>

					<description><![CDATA[<p>Antonio Lucio Vivaldi, 1678 yılında Venedik’te dünyaya gelmiştir. Babası, önceleri berberlik yapmış, daha sonra ise başarılı bir kemancı olmuştur. Vivaldi, ilk müzik eğitimini babasından almıştır. Annesi ise bir terzinin kızıdır. Bir papaz eğitimi alan Antonio <a class="mh-excerpt-more" href="http://www.sanat.net/antonio-lucio-vivaldi/" title="Antonio Lucio Vivaldi">[...]</a></p>
The post <a href="http://www.sanat.net/antonio-lucio-vivaldi/">Antonio Lucio Vivaldi</a> first appeared on <a href="http://www.sanat.net">www.sanat.net</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone wp-image-93 size-full" src="http://www.sanat.net/wp-content/uploads/2016/12/vivaldi.jpg" width="438" height="219" srcset="http://www.sanat.net/wp-content/uploads/2016/12/vivaldi.jpg 438w, http://www.sanat.net/wp-content/uploads/2016/12/vivaldi-300x150.jpg 300w" sizes="(max-width: 438px) 100vw, 438px" /><br />
Antonio Lucio Vivaldi, 1678 yılında Venedik’te dünyaya gelmiştir. Babası, önceleri berberlik yapmış, daha sonra ise başarılı bir kemancı olmuştur. Vivaldi, ilk müzik eğitimini babasından almıştır. Annesi ise bir terzinin kızıdır.</p>
<div align="justify">Bir papaz eğitimi alan Antonio Vivaldi 1703 yılında resmen papazlık görevine atanmıştır. Bu görevi sırasında halk, saçlarının renginden dolayı ona “Kızıl Saçlı Papaz” lakabını takmıştır. Aynı yıl başka bir işe daha girmiştir. Ospedale della Pietà adındaki bir kızlar yetimhanesinde keman öğretmeni olmuştur. Buradaki görevi yetim ya da sakat kızlara keman çalmayı öğretmek ve onlara konserlerde seslendirmeleri için her ay iki konçerto yazmaktı. 1709 yılında bu görevinden ayrılmak zorunda kalmıştır. Bu dönemde Vivaldi besteci olarak dikkat çekmeye başlamıştır. Op.1 sonat seti 1705 yılında yayımlamıştır. Vivaldi 1709 yılında Op.2 keman sonatını Danimarka Kralı IV. Frederik’e ithaf etmiş, ayrıca bu sıralarda konçerto yazmaya başlamıştır. Hollandalı yayıncı Estienne Roger, Vivaldi’nin 12 konçertodan oluşan L&#8217;estro Harmonico adli eserini yayımlamıştır. Bu dönemin en etkili müziksel yayını bu olmuştur. Almanya dışına hiç çıkmayan Bach’in müziğinin İtalyan yanının oluşmasında önemli bir yeri vardır. 1714 yılında Vivaldi’nin konçertolarını duyan Quantz, Albinoni ile birlikte Vivaldi’ye konçertoda reform yapmaları için ödenek bağlamıştır. 1723 ile 1724 yıllarında Roma’daki karnaval mevsimi için üç opera yazmıştır. Yine 1723 yılında Vivaldi, Pieta’nın yöneticileriyle ayda iki konçerto besteleme konusunda anlaşma yapmıştır. 1725 yılında yazdığı eseri Op. 8, Il cimento dell&#8217;armonico e dell&#8217;inventione ile ünü daha da yayılmıştır. Bu yıllarda opera sanatçısı Anna Giraud ile ilişkisi başlamıştır. 1737 yılında görevde yaptığı Ferrara’nın yöneticileriyle Vivaldi arasında sergilenecek operaların seçimi konusunda çıkan anlaşmazlık Vivaldi’nin işinden olmasına neden olmuştur. Bu olayın ardından Vivaldi, Amsterdam’a yerleşmiştir. 1741 yılında Graz’da Anna’yı dinlemek için Avusturya’ya yaptığı yolculuğu sırasında Viyana’da konakladığı bir dulun evinde 28 Temmuz da ölmüştür. Hemen aynı gün kimsesizler mezarlığına gömülmüştür. Vivaldi’nin 500’den fazla konçertosu mevcuttur. Farklı enstrümanlardan yararlanmayı çok seviyordu. Hiç kimse viyolonselden solo enstrüman olarak onun yararlandığı kadar yararlanmamıştır. Fransız Barok müziğinde nefesli çalgılar ağırlıktayken, onun müziğinde yaylı çalgılar önem kazanmaktadır. 230 keman konçertosunun yanında, flüt, obua, çello, viyola, mandolin konçertoları mevcuttur. Klasik müzikle ilgisi olmayanların bile bildiği Dört Mevsim Konçertosu en sevilen eseridir. Kendisinin 94 tane opera yazdığını söylemesine karşın, bunların ancak 50’si günümüze ulaşabilmiştir. Bitmek tükenmek bilmeyen bir müzik dehası olan Vivaldi’nin hırslı ve güçlü kişiliği, müziğine de yansımıştır. Vivaldi&#8217;nin adı yüzyılımıza dek pek tanınmamıştır. Ancak 1920 yılından sonra yapılan araştırmalar sonucunda Vivaldi&#8217;nin yüzlerce eseri gün ışığına çıkmaya başlamıştır. Vivaldi&#8217;nin Amsterdam&#8217;da basılmış eserleri opus nitelikli 100 konçerto ve 40 sonattır. Ama 500 kadar konçerto yazdığı sanılmaktadır. Vivaldi hayalinde canlandırdığı resimleri müzik haline getirmiştir. Eserlerinde, hayallerine verdiği başrolü açıklayıcı sonelerle desteklemektedir. En ünlü eseri sayılan Op.8 içerisindeki &#8220;Dört Mevsim&#8221; konçertosunda mevsimler kendi özellikleri ile anlatılmıştır. Vivaldi&#8217;nin bu eseri uzun yıllar sonra Beethoven&#8217;a da ilham kaynağı olmuş ve &#8220;Pastoral Senfoni&#8221; bu şekilde ortaya çıkmıştır.ESERLERİ: L’Estro armonico , II cimento dell’Armonia e dell’Inventione , Le Cetra , Ottone in Villa , Orlando Finto pazzo, Nerone fatto Cesare , Arsilda Regine di Ponto , Tieteberga , Scanderberg , La Veritâ in çimento , Silvia , Giustino , Cunegonda , Ipermestra , Rosilena ed Oronta , Laf ide ninfa , Montezuma , L’Olimpi-ade , Griselda , Ginevra, Principessa di Scozia , l’Oracola in Messenia , Peras-pe , M oy ses Deus Pharaonis , Juditha triumphans , L’Adorazione de ili tre Re Magi.</p>
</div>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.sanat.net%2Fantonio-lucio-vivaldi%2F&amp;linkname=Antonio%20Lucio%20Vivaldi" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.sanat.net%2Fantonio-lucio-vivaldi%2F&amp;linkname=Antonio%20Lucio%20Vivaldi" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.sanat.net%2Fantonio-lucio-vivaldi%2F&amp;linkname=Antonio%20Lucio%20Vivaldi" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.sanat.net%2Fantonio-lucio-vivaldi%2F&amp;linkname=Antonio%20Lucio%20Vivaldi" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.sanat.net%2Fantonio-lucio-vivaldi%2F&amp;linkname=Antonio%20Lucio%20Vivaldi" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.sanat.net%2Fantonio-lucio-vivaldi%2F&amp;linkname=Antonio%20Lucio%20Vivaldi" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_no_icon addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.sanat.net%2Fantonio-lucio-vivaldi%2F&#038;title=Antonio%20Lucio%20Vivaldi" data-a2a-url="http://www.sanat.net/antonio-lucio-vivaldi/" data-a2a-title="Antonio Lucio Vivaldi">Paylaş</a></p>The post <a href="http://www.sanat.net/antonio-lucio-vivaldi/">Antonio Lucio Vivaldi</a> first appeared on <a href="http://www.sanat.net">www.sanat.net</a>.]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Vincent Willem Van Gogh</title>
		<link>http://www.sanat.net/vincent-willem-van-gogh/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[sanat]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 25 Dec 2016 16:33:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ressamlar]]></category>
		<category><![CDATA[aktivite]]></category>
		<category><![CDATA[alışveriş]]></category>
		<category><![CDATA[besteci]]></category>
		<category><![CDATA[dating]]></category>
		<category><![CDATA[edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[eğlence]]></category>
		<category><![CDATA[felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[Gerçeküstücülük]]></category>
		<category><![CDATA[her şey içinde]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul modern]]></category>
		<category><![CDATA[kayak]]></category>
		<category><![CDATA[koç müzesi]]></category>
		<category><![CDATA[konser]]></category>
		<category><![CDATA[müze]]></category>
		<category><![CDATA[otel]]></category>
		<category><![CDATA[pegasus]]></category>
		<category><![CDATA[pera]]></category>
		<category><![CDATA[pera müzesi]]></category>
		<category><![CDATA[resim]]></category>
		<category><![CDATA[richard wagner]]></category>
		<category><![CDATA[roman]]></category>
		<category><![CDATA[sabancı müzesi]]></category>
		<category><![CDATA[salvador dali]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[sergi]]></category>
		<category><![CDATA[sinema]]></category>
		<category><![CDATA[sözler]]></category>
		<category><![CDATA[Sürrealizm]]></category>
		<category><![CDATA[Sürrealizm (Gerçeküstücülük)]]></category>
		<category><![CDATA[taşizm]]></category>
		<category><![CDATA[tatil]]></category>
		<category><![CDATA[thy]]></category>
		<category><![CDATA[tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[Van Gogh]]></category>
		<category><![CDATA[wagner]]></category>
		<category><![CDATA[yaz tatili]]></category>
		<category><![CDATA[yazar]]></category>
		<category><![CDATA[yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[zorlu psm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.sanat.net/?p=88</guid>

					<description><![CDATA[<p>ÖZET Kulağını ressam dostu Gaugen le kavga ettikten sonra kesen deha depresif resim dehası. İzlenimcidir. Kalp hastası olduğu söylenir. Kullandığı bitkisel ilaçlar yüzünden sarı toplar şeklinde hayaller gördüğü ve resimlerine bunları yansıttığı iddia edilmektedir. Resim <a class="mh-excerpt-more" href="http://www.sanat.net/vincent-willem-van-gogh/" title="Vincent Willem Van Gogh">[...]</a></p>
The post <a href="http://www.sanat.net/vincent-willem-van-gogh/">Vincent Willem Van Gogh</a> first appeared on <a href="http://www.sanat.net">www.sanat.net</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img decoding="async" class="alignnone wp-image-89 size-full" src="http://www.sanat.net/wp-content/uploads/2016/12/van-gogh.jpg" width="438" height="219" srcset="http://www.sanat.net/wp-content/uploads/2016/12/van-gogh.jpg 438w, http://www.sanat.net/wp-content/uploads/2016/12/van-gogh-300x150.jpg 300w" sizes="(max-width: 438px) 100vw, 438px" /></p>
<div align="justify">
<strong>ÖZET</strong><br />
Kulağını ressam dostu Gaugen le kavga ettikten sonra kesen deha depresif resim dehası. İzlenimcidir. Kalp hastası olduğu söylenir. Kullandığı bitkisel ilaçlar yüzünden sarı toplar şeklinde hayaller gördüğü ve resimlerine bunları yansıttığı iddia edilmektedir. Resim tarihinin en önemli portrelerin dendir.</p>
<p><strong>HAYATI</strong><br />
Vincent Willem Van Gogh, 1853 yılında Hollanda &#8216;nın güneyindeki Noord-Braband bölgesinde bulunan Zundert kasabasında, Protestan rahibi Theodorus van Gogh ve Anna Cornelia van Gogh&#8217;un ilk çocuğu olarak dünyaya geldi. Van Gogh&#8217;un doğumundan bir yıl önce, annesi hamileydi fakat hamileliği ölü bir doğum ile sonuçlanmıştı. Bu bebeğe Vincent ismi verilmesine karar verilmişti. Bu isimden vazgeçmeyen aile daha sonra doğan bebeklerine aynı ismi verdi. Bu olayın genç Van Gogh&#8217;u derinden etkilediği ve Van Gogh&#8217;un sanatındaki kimi öğelerin bu olaydan kaynaklandığı ileri sürülmektedir. Van Gogh’un Theodorus ve Cornelius isimli iki erkek, Elisabeth, Anna, Wil isimlide üç kız kardeşi bulunmaktadır.</p>
<p>Van Gogh, 1864&#8217;te yaşadığı kasabaya 30 km uzaklıktaki Zevenbergen yatılı okuluna yazıldı. 1866&#8217;da ise ortaokul için Tinburg&#8217;a geçti. 1868&#8217;de eğitimini yarıda bırakarak kasabaya döndü. Sonradan kardeşi Theo&#8217;ya yazdığı bir mektupta, çocukluk yıllarını &#8220;kasvetli, soğuk ve kısır&#8221; olarak betimlemekteydi. 1869&#8217;da, on beş yaşındayken, amcası Vincent aracılığıyla Lahey&#8217;deki bir sanat simsarlığı firmasında iş buldu, Ocak 1873&#8217;te firmanın Brüksel ofisine geçti. Mayıs 1873&#8217;te firma Van Gogh&#8217;u İngiltere&#8217;ye yolladı. Londra&#8217;nın güneyine yerleşen Van Gogh, işindeki başarısı sayesinde kısa sürede babasından bile çok para kazanmaya başladı. Ev sahibinin kızından hoşlandı, fakat ona açıldığında, kız gizlice başka bir kiracıyla nişanlandığını söyleyerek onu reddetti. Van Gogh İngiltere&#8217;de kaldığı süre içerisinde giderek içine kapandı ve dindarlaştı. Firma 1875 yılında onu Paris ofisine yolladı. 1876 yılında artık sevmediği simsarlık işini bıraktı ve İngiltere&#8217;ye döndü. Londra&#8217;nın güneydoğusundaki Ramsgate kasabasında bir yatılı okulda gönüllü öğretmenlik yapmaya başladı. Temmuz 1878&#8217;de bundan da vazgeçerek ailesinin yanına döndü. 1879 yılının Ocak ayında ise misyonerlik amacıyla Belçika&#8217;da fakir bir madenci bölgesi olan Borinage&#8217;a yerleşti. Van Gogh burada madencilerin kötü yaşam koşullarından çok etkilendi. Madencilerle olan iletişimin iyi olması için, onlar gibi kötü koşullarda yaşadı, yemek ve kıyafetleri işçilere verdi, saman üzerinde uyumaya başladı.1879 yılının Temmuz ayında &#8220;rahiplik mesleğinin saygınlığını zedelediği&#8221; için kilise tarafından işine son verildi, fakat Van Gogh buna rağmen bir yıl daha bölgeden ayrılmadı. 1880 yılında, kardeşi Theo ona resim konusunda kariyer yapması için tavsiyede bulundu. Bunun üzerine sanat eğitimi almak için Brüksel&#8217;e gitti. Bürüksel’ de Güzel Sanatlar Okulu&#8217;na başvurdu fakat sonradan fikrini değiştirerek 1881 yılının Nisan ayında ailesinin yanına döndü. Etten’e döndükten sonra resim sanatı üzerine kitaplar okumaya ve sık sık resim yapmaya başladı. Resimle ilgilenmenin dışında bir taraftan da kendisinden yedi yaş büyük olan dul kuzeninden hoşlanmaya başladı. Kuzenine evlenme teklif etti, fakat kuzeni teklifi &#8220;hayır, asla, asla&#8221; sözleriyle reddedildi. Fakat Van Gogh aşkını saplantıya dönüştürdü, Kee (kuzeni) kendisini görmeyi reddedince Kee&#8217;nin babası ile defalarca görüşüp Kee&#8217;yi istedi. Fakat eniştesi kızının maddi olarak şartları iyi olmayan bir adamla evlenmesini istemiyordu. Bir keresinde Van Gogh, Kee&#8217;yi görebilmek için eniştesine baskı yaparken, elini bir mum alevi üzerinde tutarak &#8220;elimi alev üzerinde tutabildiğim müddetçe onu göreyim&#8221; dedi, ama eniştesi mumu üfleyerek söndürdü. Kuzeni konusunda ısrarı ve farklı sebepler yüzünden babasıyla kavga ettiler. Bu kavgadan sonra 1881 yılının Aralık ayında bir kez daha aile evinden ayrılıp Lahey&#8217;e yerleşti. Van Gogh bir süre Lahey&#8217;li ressam Anton Mauve&#8217;un yanında çalıştı. Fakat Mauve çok geçmeden Van Gogh&#8217;la arasına mesafe koydu. Van Gogh&#8217;a göre bunun sebebi, kendisinin alkolik bir fahişeyle yaşamaya başlamasıydı. Van Gogh, Sien ismiyle bilinen, fakat asıl adı Clasina Maria Hoornik olan bu kadınla 1882 yılı Ocak ayı sonlarında tanışmış, ve kadının beş yaşındaki çocuğuyla beraber kendi evinde yaşamaya başlamıştı. Sien 1883 yılının Temmuz ayında bir erkek çocuk doğurunca ona da bakmaya başladı. Sien bu çocuğa Willem ismini verdi. Willem sonradan Van Gogh&#8217;un oğlu olduğunu iddia etmesine rağmen, doğum tarihi bu iddiayı desteklememektedir. Van Gogh&#8217;un bu kadınla olan ilişkisi ailesini de rahatsız ediyordu, ve ailesi Van Gogh&#8217;a Sien&#8217;i bırakması yönünde baskı yapmaya başladı. Van Gogh ilk başlarda bu baskıya direndi fakat 1883 yılının Eylül ayında Sien ve çocuklarını ortada bırakarak Lahey&#8217;den ayrıldı. Altı hafta boyunca Hollanda&#8217;nın kuzeyindeki Drenthe&#8217;de dolaşıp resim yaparak yaşadı. 1883 yılının sonlarında ise ailesinin yanına döndü. Van Gogh, Sien ile beraber yaşadığı on dokuz ay boyunca, Sien ve çocuklarının onlarca resmini yapmıştır. Van Gogh, Nuenen&#8217;de kendini tamamen resme verdi. Çevresi hakkında gözlem yapıyor komşularını, tarlada çalışan işçileri, kulübelerinde kıyafet dokuyan dokumacıları resmediyordu. 1884 yılının sonbaharında, Margot Begemann adlı bir komşu kızıyla ilişki yaşamaya başladı. Fakat bu ilişkisine de hem kendi ailesi hem de kızın ailesi onay vermedi ve evlenmelerine karşı çıktı. Bunun üzerine striknin içerek intihar etmeye teşebbüs eden Margot&#8217;u Van Gogh hastaneye yetiştirdi. 26 Mart 1885&#8217;te babası bir inme sonucu hayatını kaybetti. Bu ölüm Van Gogh derin bir yasa girmesine neden oldu. Aynı tarihlerde Paris&#8217;te Van Gogh&#8217;un resimleri insanların ilgisini çekmeye başlamıştı.1885 yılının baharında Van Gogh, bugün ilk önemli eseri kabul edilen Patates Yiyenler&#8217;i bitirdi. Ağustos ayında ise resimleri Lahey&#8217;deki bir galeride ilk kez sergilenmeye başladı. Eylül ayında resim yaparken model olarak kullandığı kızlardan birini hamile bırakmakla suçlandı. Bunun üzerine kasabanın Katolik rahibi, kasabalıların Van Gogh&#8217;a modellik yapmalarını yasakladı. Van Gogh, Nuenen&#8217;de çizdiği tüm resimlerde hep doğal ve karanlık renkleri kullanmayı tercih etti. Oysaki daha sonraki eserlerinde ağırlıklı olarak canlı renkleri kullanacaktı. Van Gogh ‘un resimlerini kendinden 4 yaş küçük kardeşi Theo satıyordu. Resimlerin satılmamasının nedeni olarak kardeşini görüyor ve sitem ediyordu. Oysaki Theo Paris&#8217;te renkli izlenimci resimlerin çok sattığını, onun resimlerinin ise fazla karanlık bulunduğu için satılmadığını söylüyordu. Nuenen&#8217;de yaşadığı toplam iki yıl süresince karakalem, suluboya birçok resim yapmış, ayrıca yaklaşık 200 kadar yağlı boya resim üretmiştir. 1885 yılının Kasım ayında Anvers&#8217;e taşınarak bir resim galerisinin üst katında yaşamaya başlamıştır. Resimlerin satışından gelen tüm parayı resim yapabilmek için malzemelere ve modellere harcamaya başlamıştı, bununla beraber kendini ve sağlığını ihmal etmekteydi. Günleri sadece ekmek yiyerek, kahve ve sigara içerek geçiriyordu. Bunların dışında birde çok fazla absint içiyordu. Dişlerinde sağlık problemleri olmaya başlamıştı. Bugün düşünüldüğünde problemlerin kaynağının, vitamin eksikliğine bağlı olduğu düşünülen dişlerde gevşemeler ve ağrılar olduğu düşünülmektedir.1886 yılının Ocak ayında Antwerpen Güzel Sanatlar Okulu&#8217;na yazıldı. Fakat sağlık durumu birkaç hafta sonra kötüleşmeye başladığı için kendine güvenemedi ve okuldan ayrıldı. Şubat ayının çoğunu hasta olarak geçirdi. Daha fazla yalnız kalamadığı için 1186 yılının Mart ayında Paris&#8217;e, kardeşi Theo&#8217;nun yanına taşındı. Van Gogh, Anvers&#8217;de geçirdiği dönemde, ukiyo-e adıyla bilinen Japon gravürlerine ilgi duymaya başlamış ve bu tarzı kendi resimlerinde de kullanmıştır. Daha önce Theo ile yaptığı yazışmalar Van Gogh’un zamanını nasıl geçirdiği hakkında bize bilgi vermekteydi. Fakat bu dönemde iki kardeş beraber yaşadığı ve yazışmalar olmadığını için bu dönemi nasıl geçirdiği hakkında maalesef az bilgi bulunmaktadır. Van Gogh Paris&#8217;te bir süre ressam Fernand Cormon&#8217;un atölyesinde çalıştı. O dönem Paris&#8217;te izlenimcilik ve henüz yeni filizlenmekte olan yeni izlenimcilik hakim olan sanat akımları idi. Signac ile tanışan Van Gogh, arkadaşı Émile Bernard ile birlikte noktacı stili denemeye başladı. Bu stilin özelliği resimlerin, çok sayıda ufak renk noktasının sabırla kanvasa işlenmesiyle oluşturuluyordu. Van Gogh ve Theo’ un arası beraber yaşamanın getirdiği problemler yüzünden bir ara açıldı fakat 1887 yılı baharında aralarını düzeltmeyi başardılar. 1887 yılının Kasım ayında ressam Paul Gauguin ile tanıştı. Paul Gauguin Danimarka&#8217;dan Paris&#8217;e yeni gelmişti. İki ressam bazı eserlerini değiş tokuş ettiler. Bu arkadaşlık, maalesef bir yıl kadar sonra dramatik bir biçimde sonlanacaktı. 1888 yılının Şubat ayında Güney Fransa’ya gitmeye karar verdi. Bu seyahatin amacı Van Gogh’un şehir hayatından ve Paris&#8217;in soğuk kışlarından bunalmasıydı. Van Gogh, aldığı bu kararla güneşli Güney Fransa kıyılarına doğru yola koyuldu. Paris&#8217;te geçirdiği iki yıl onun yaklaşık olarak 200 eser yaratmasına sebep oldu. Van Gogh, Güney Fransa&#8217;daki Arles kasabasına yerleşirken resim yapmanın dışında burada ütopik bir sanat kolonisi kurma gibi hayalleri vardı. Mart ayı boyunca manzara resimleri çizdi, bu resimlerinden üçü Paris Bağımsız Ressamlar Topluluğu&#8217;nun o yılki sergisinde sergilendi. Arles’ te kaldığı süre içinde maddi durumuna bağlı olarak birkaç otel değiştirdi. Mayıs ayında, bugün &#8220;Sarı Ev&#8221; olarak bilinen boş evin dört odasını tuttu ve atölye olarak kullanmaya başladı. Ağustos ayı boyunca, bir dizi boyunca vazolu ayçiçeği resmi yaptı. Bugün Ayçiçekleri ismiyle tablolar bu süreçte yapılmıştır. Eylül ayında yatak satın alarak Sarı Ev&#8217;e iyice yerleşen Van Gogh, aynı sıralarda Teras Kafe adlı meşhur eserini yapmayı bitirdi. Sarı Ev&#8217;i, kurmak istediği sanat kolonisinin merkezi olarak düşünüyordu. Bu düşünceyle arkadaşlarını davet etti. Gauguin, uzun bir süre tereddüt ettikten sonra daveti kabul etti. Fakat Gauguin, gelebilmesi için parasal destek gerekiyordu. Parasal destek Theo tarafından yapıldıktan sonra Gauguin Arles’ e gelerek Sarı Ev’e yerleşti. Gauguin ve Van Gogh, Kasım ayı boyunca Arles’te birlikte resim gezilerine çıktı, farklı resim teknikleri üzerine uzun tartışmalar yaptı. İki ressamında ruhsal durumları dengesizdi bu durum resim hakkında yaptıkları tartışmaların kızışmasına neden oluyordu. Sonbaharın bitmesi nedeniyle havalar soğumaya başlaması , geziye çıkmalarına engel teşkil etmekteydi. Hava almadan aynı evin içinde yaşamaları durumun daha kötüye gitmesine sebep oldu. Ruh sağlığı günden güne daha fazla bozulan Van Gogh, Gauguin&#8217;in kendisini terk edeceğinden korkmaya başladı. Bu gergin durum, 23 Aralık 1888 gecesi bir krizle sonuçlandı. Bir kavga sonucu sinirle evden çıkan Gauguin&#8217;i bir süre takip etti. Takip sonucunda bir süre sonra eve döndü ve kendi sol kulağının alt kısmını kesip kopardı. Kopardığı parçayı ise bir bez ya da kâğıt parçasına sarıp yerel bir genelevde çalışan Rachel adlı bir fahişeye verdi. Genelev yetkilileri polisi çağırdılar ve polisler baygın halde bulunan Van Gogh’ u hastaneye kaldırdı. Bu olayı ertesi sabah öğrenen Gauguin, kardeşi Theo&#8217;ya haber verdikten sonra Arles’den ayrıldı ve bir daha Van Gogh&#8217;la hiç görüşmedi. Van Gogh bu olaydan sonra hem fiziksel hem de ruhsal sağlığının iyileşmesi için bir süre hastanede kaldı. Van Gogh,1889 yılının Ocak ayında hastaneden çıkarak Sarı Ev&#8217;e yerleşti. Fakat hastaneden çıkmasına rağmen ruh durumu iyileşmediği için halüsinasyon ve zehirlenme paranoyası sebebiyle, Şubat ayı başında hastaneye geri döndü. Hastaneden on gün sonra çıktı fakat kasabalıların endişesi ve baskısı nedeniyle Mart ayı başında polis zoruyla tekrar hastaneye yatırıldı. Hastane tarafından Nisan ayında ise arkadaşı Paul Signac&#8217;ın gözetiminde evine dönmesine izin verildi. Kasaba halkı tarafından istenmediğinin farkında olan Van Gogh, Theo&#8217;nun tavsiyesi üzerine, Arles&#8217;a 30 km uzaklıkta olan Saint-Paul-de-Mausole akıl hastanesine geçmeyi kabul etti, ve 8 Mayıs 1889&#8217;da Arles&#8217;dan ayrıldı. Van Gogh, hastanede doktor gözetiminde resim yapmaya devam etti. 1889 yılının Haziran ayında en bilinen eserlerinden biri olan Yıldızlı Gece&#8217;yi yaptı. Van Gogh bu eserinde, Güney Fransa&#8217;da yattığı akıl hastanesinin penceresinden gördüğü gökyüzündeki öğeleri abartılı bir şekilde resmetmiştir. Temmuz ortasında geçirdiği nöbetlerden birinde tekrar boyalarını yemeye kalkışınca bir süre resim yapmasına izin verilmedi. Fakat doktorları tarafından durumu düzelince resim yapmaya devam etmesine izin verildi. Hastanede geçirdiği zaman boyunca zamanı çok monoton geçiyordu. Dışarıya sadece kısa yürüyüşler için doktor gözetiminde çıkmaktaydı. Zamanının çoğunu odasında geçirmesi resim yaparken konu bulamamasına neden olmaktaydı. Bu nedenle hastanede yattığı bu dönemde farklı ressamların ve kendinin daha önce yapılan resimlerinin farklı yorumlarını yapmaya başladı. 1889 yılının sonu ve 1890 yılının başında bir dizi yeni nöbet geçiren Van Gogh, aynı sıralarda Paris&#8217;te ünlenmeye başlamıştı.1890 yılının Ocak ayında Mercure de France dergisinde çıkan bir yazıda, Van Gogh&#8217;dan &#8220;dahi&#8221; diye bahsedilmekteydi. Van Gogh, 1890 yılının Mayıs ayında Saint-Rémy&#8217;den ayrılıp Paris yakınlarındaki Auvers-sur-Oise&#8217;a geldi. Buraya gelmesinin nedeni daha önce ruhsal problemleri olan ressamlarla ilgilenen Dr. Paul Gachet&#8217; nin gözetiminde olmak ve kardeşi Theo&#8217;ya da yakın olarak yaşamaktı. İlk başlarda doktorunun kendisinden bile hasta olduğunu ifade etmiş fakat sonraları iyi geçinmeye başlamıştır. Bu nedenle de doktoruna ait portreler resmetmiştir. Hastanede kaldığı süre boyunca kendini tamamen resme veren Van Gogh, burada geçirdiği 70 günde yaklaşık 70 yağlıboya resim üretti. Hastanede kaldığı süre boyunca annesi ve kız kardeşiyle mektuplaştı. Yazdığı son mektupta ise, kafasının geçen yıla göre çok daha sakin ve huzurlu olduğunu yazdı. 27 Temmuz 1890&#8217;da resim malzemelerini alıp bir tarlaya yürüyen Van Gogh, kendisini tabancayla göğsünden vurdu. Zorda olsa yürüyerek kaldığı otele döndü ve yatağına uzandı. Yaralandığını farkeden otel sahibi, kasaba doktoru Mazery&#8217;yi ve Van Gogh&#8217;un doktoru Gachet&#8217;yi çağırdı. Doktorlar, göğsündeki merminin çıkarmanın çok riskli olduğuna karar verdiler ve kardeşi Theo&#8217;ya hemen gelmesi için haber yolladılar. Vincent Van Gogh, 29 Temmuz 1890 sabahı saat 1:30 sularında, kardeşi Theo&#8217;nun kollarında öldü, ve Auvers-sur-Oise&#8217;a gömüldü. Van Gogh’ un ölümünden altı ay sonra Theo da uzun yıllardır mücadele ettiği frengi hastalığına yenilerek hayata gözlerini yumdu. Theo&#8217; nun naaşı önce Utrecht&#8217;e gömüldüyse de, karısı Johanna&#8217;nın isteği üzerine 1914&#8217;te Auvers-sur-Oise&#8217;a getirildi ve Van Gogh’un mezarının yanına gömüldü. Van Gogh’un doktoru Dr. Gachet&#8217; nin bahçesinden alınarak mezar taşlarının arasına dikilen sarmaşık filizi, bugün birbirine yakın iki kardeşin mezarlarını tamamen kaplamıştır. Van Gogh&#8217;u özellikle hayatının son iki yılında çok ciddi şekilde etkilemiş olan akıl hastalığı için bugün bile 30’ dan fazla teşhis koyulmuştur. Bunlardan bazıları, şizofreni, bipolar bozukluk (eski adıyla manik depresyon), frengi, boya zehirlenmesi (soluma veya yutma yoluyla), Ménière hastalığı ve güneş çarpmasıdır. Kötü beslemenin, aşırı çalışma, uykusuzluk ve alkol düşkünlüğünün muhtemelen hastalığın etkilerini arttırdığı düşünülmektedir. Van Gogh&#8217;un özellikle son dönem eserlerinde açıkça görülen sarı renk düşkünlüğünün de tıbbi bir bozukluktan kaynaklandığını ileri sürülmektedir. Bu konudaki teorilerden birine göre, Van Gogh&#8217;un bolca içtiği absintte bulunan tuyon adlı madde, zamanla Van Gogh&#8217;un görüşünü bozarak herşeyi sarımtrak renkte görmesine neden olmuş, bu da ressamın eserlerinde çok net olarak resmedilmiştir. Bir başka teoriye göre ise, hastalığının tedavisi için yüksek dozlarda yüksük otu verilmiştir. Yüksük otunun sarımtrak görüşe veya sarı lekeler görmeye sebep olduğu bilinen bir gerçektir.</p></div>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.sanat.net%2Fvincent-willem-van-gogh%2F&amp;linkname=Vincent%20Willem%20Van%20Gogh" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.sanat.net%2Fvincent-willem-van-gogh%2F&amp;linkname=Vincent%20Willem%20Van%20Gogh" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.sanat.net%2Fvincent-willem-van-gogh%2F&amp;linkname=Vincent%20Willem%20Van%20Gogh" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.sanat.net%2Fvincent-willem-van-gogh%2F&amp;linkname=Vincent%20Willem%20Van%20Gogh" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.sanat.net%2Fvincent-willem-van-gogh%2F&amp;linkname=Vincent%20Willem%20Van%20Gogh" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.sanat.net%2Fvincent-willem-van-gogh%2F&amp;linkname=Vincent%20Willem%20Van%20Gogh" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_no_icon addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.sanat.net%2Fvincent-willem-van-gogh%2F&#038;title=Vincent%20Willem%20Van%20Gogh" data-a2a-url="http://www.sanat.net/vincent-willem-van-gogh/" data-a2a-title="Vincent Willem Van Gogh">Paylaş</a></p>The post <a href="http://www.sanat.net/vincent-willem-van-gogh/">Vincent Willem Van Gogh</a> first appeared on <a href="http://www.sanat.net">www.sanat.net</a>.]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Richard Wagner</title>
		<link>http://www.sanat.net/richard-wagner/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[sanat]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 24 Dec 2016 13:01:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Besteciler]]></category>
		<category><![CDATA[alışveriş]]></category>
		<category><![CDATA[antrepo]]></category>
		<category><![CDATA[besteci]]></category>
		<category><![CDATA[deniz]]></category>
		<category><![CDATA[eğlence]]></category>
		<category><![CDATA[fotograf]]></category>
		<category><![CDATA[güneş]]></category>
		<category><![CDATA[heykel]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul modern]]></category>
		<category><![CDATA[kayak]]></category>
		<category><![CDATA[klasik müzik]]></category>
		<category><![CDATA[klasik müzik konseri]]></category>
		<category><![CDATA[ko. müzesi]]></category>
		<category><![CDATA[koç müzesi]]></category>
		<category><![CDATA[müzik]]></category>
		<category><![CDATA[müzisyen]]></category>
		<category><![CDATA[pegasus]]></category>
		<category><![CDATA[pera müzesi]]></category>
		<category><![CDATA[resim]]></category>
		<category><![CDATA[richard wagner]]></category>
		<category><![CDATA[sabancı müzesi]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[sinema]]></category>
		<category><![CDATA[tatil]]></category>
		<category><![CDATA[thy]]></category>
		<category><![CDATA[wagner]]></category>
		<category><![CDATA[zorlu psm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.sanat.net/?p=61</guid>

					<description><![CDATA[<p>ÖZET: Nietzche&#8217;nin bir ara taptığı insan.. Fakat sonradan araları açılmştır. Hitler&#8217;in favori bestecisi. Operetlerin duayeni olarak geçer. HAYATI Richard Wagner, 22 Mayıs 1813 tarihinde Almanya’nın Leipzig kentinde doğmuştur. Polis memuru Friedrich Wilhelm – Johanna Wagner <a class="mh-excerpt-more" href="http://www.sanat.net/richard-wagner/" title="Richard Wagner">[...]</a></p>
The post <a href="http://www.sanat.net/richard-wagner/">Richard Wagner</a> first appeared on <a href="http://www.sanat.net">www.sanat.net</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-62" src="http://www.sanat.net/wp-content/uploads/2016/12/wagner-300x150.jpg" alt="" width="300" height="150" srcset="http://www.sanat.net/wp-content/uploads/2016/12/wagner-300x150.jpg 300w, http://www.sanat.net/wp-content/uploads/2016/12/wagner.jpg 438w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<div align="justify">
<p><strong>ÖZET:</strong> Nietzche&#8217;nin bir ara taptığı insan.. Fakat sonradan araları açılmştır. Hitler&#8217;in favori bestecisi. Operetlerin duayeni olarak geçer.</p>
<p><strong>HAYATI</strong><br />
Richard Wagner, 22 Mayıs 1813 tarihinde Almanya’nın Leipzig kentinde doğmuştur. Polis memuru Friedrich Wilhelm – Johanna Wagner çiftinin 9 çocuğundan en küçüğüdür. Wagner henüz 6 aylıkken babasını kaybetmiştir. Annesi Johanna, 9 ay sonra aile dostu olan ressam, oyun yönetmeni ve yazar Ludwig Geyer ile evlenmiş ve aile Dresden’e göçmüştür. Geyer, 1821 yılında ölmüş ve aile 1827 yılında yeniden Leipzig’e dönmüştür. Wagner, küçük yaştan itibaren tiyatroya ilgi duymaya başlamıştır. Kardeşleri de meslek olarak oyunculuk ve şarkıcılığı seçmişlerdir. İlk yaratıcı çalışması, 15 yaşında yazdığı &#8220;Leubald and Adelaide&#8221; adlı opera metnidir. Weber’in bir operasını ve Beethoven’in bir senfonisini dinledikten sonra ise müzik tutkusu ağır basmaya başlamıştır. Bunun üzerine 1831 yılında Leipzig Üniversitesi’ne kayıt olmuştur. Ayrıca bir sinagogda koro şefi olan Christian Theodor Weinlig’den 6 ay boyunca müzik dersi almış, armoni ve kontrpuan öğrenmiştir. 1832 yılında belli başlı eserlerinden ilki olan &#8220;Do Major Senfoni&#8221;’yi bestelemiş; eser, Leipzig ve Prag’da seslendirilmiş ve büyük ilgi görmüştür. 1833 yılından itibaren çeşitli küçük tiyatro topluluklarında orkestra şefi olarak çalışmış; 1834 yılında &#8220;Periler&#8221; operasının müziğini ve metnini yazmıştır. Bu eser, o hayattayken hiç seslendirilmemiş fakat ikinci operası olan ve Shakespeare’in &#8220;Kısasa Kısas&#8221; oyunundan hazırladığı &#8220;Yasak Aşk” operası 1836 yılında Magdeburg’ da sahnelenmiştir. Wagner, 1836 yılında şarkıcı Minna Planer ile evlenmiştir. Eşini evlenmeye razı etmek için 2 yıl uğraşmıştır. Fakat bu evlilik kısa zaman sonra sadakatsizlik nedeni ile bir hayal kırıklığı ile sonuçlanmış, buna rağmen yine de 1866 yılına kadar sürmüştür. Evlendiği yıl Konigsberg tiyatrosunda müzik direktörü olmuş, lakin kısa bir süre sonra ayrılıp Riga’da benzer bir göreve başlamıştır. Burada özellikle Beethoven eserlerini yönetmiş ve Rienzi operasını bestelemeye başlamıştır. 1839 yılında borçları iyice arttığı için alacaklılarından kaçarak önce Londra’ya gitmiştir. Bir oyununun perdeye aktarılması sırasında yaşanan bir anlaşmazlık nedeni ile Londra’ dan ayrılmış değerinin daha iyi anlaşılacağını düşündüğü Paris’e gitmiştir. Berlioz ve başka sanatçılarla tanışmıştır. Yoksulluk içinde geçen Paris günlerinde Rienzi operasını tamamlamış, Uçan Hollandalı operasının taslaklarına başlamıştır. 1842 yılında Dresden Tiyatrosu Rienzi operasını sahnelemeye karar verince Paris’ten ayrılıp Dresden’e gitmiştir. Eser, 6 saat süren çok uzun bir opera olmasına rağmen seyirciyi coşturmayı başarmıştır. Böylece Rienzi operası, Wagner’in Almanya’da adını duyurmasını sağlayan ilk eser olmuştur. 1843 yılında biten Uçan Hollandalı aynı kentte sahnelenmiştir. Wagner, Dresden’de krallık orkestrası şefliğini yapmıştır. Romantik operası Tannhäuser 1845 yılında Dresden’de sahnelendiğinde geleneksel formların çok dışında bir eser olduğu için eleştirilmiştir. Buna rağmen Franz Liszt, 3 yıl sonra Weimar’da bu eseri sahnelemiş ve Wagner’i her zaman desteklemiştir. 1848 yılında tanışan Wagner ile Liszt’ in, ömürboyu süren bir dostluğu olmuştur. Wagner, aynı yıl Löhengrin operasını tamamladıysa da sahneleme imkanı bulamamıştır. Yardımına yine Liszt koşmuş ve eseri 1850 yılında Weimar’da sahnelemiştir. Wagner’in devrimci siyasi etkinliklerinden ötürü İsviçre’ye sürgüne gitmesi üzerine kariyerinde yeni bir dönem başlamıştır. Wagner’ in sürgün yaşamı 1862 yılına kadar devam etmiştir. İsviçre’de &#8221; Nibelungen Yüzüğü” adı verilen opera dizisini yazmıştır. Bu eser 4 ayrı operadan oluşmaktadır. Eserin Nibelungen yüzüğü adını almasının sebebi ise, hikâyelerin birbirinin devamı olarak yazıldığı bu 4 ayrı operanın art arda sahnelenmesi fikriydi. Bu arada varlıklı ipek tüccarı Otto Wesendonck ve eşi Mathilde ile tanışmıştır. Otto Wesendock, Zürih yakınlarındaki villasının bahçesindeki küçük bir köşkü Wagner ile eşi Minna’ya kiralamıştır. Wesendonck, farkında olmadan Wagner ile eşi arasında doğan aşkın sürmesine yardımcı olmuştur. Bu aşk, Wagner’e yeni eserleri için ilham vermiştir. Wagner böylece, operalarının en uzunu ve en zoru olan &#8220;Tristan ve İsolde&#8221;’i yazmıştır. Eser, 1865 yılında Münih’te Bavyera Kralı’nın huzurunda sahnelemiştir. Wagner, tahta yeni çıkan Bavyera Kralı II. Ludwig tarafından davet edilince hemen Almanya’ya gitmiştir. Kralın desteği ile ekonomik sıkıntıları sona erdikten sonra tek komik operası “ Nürnberg&#8217;in Usta Şarkıcıları” operasını yazıp bestelemiş ve bu eser de Münih’te sahnelenmiştir. Aynı zamanlarda Bavyera Parlamentosu ülke parasının besteciye yedirildiği inancıyla sanatçıyı eleştirmekteydi. Öte yandan dostu Franz Liszt’in ünlü orkestra yöneticisi Hans von Bulow ile evli kızı Cosima ile yaşadığı aşk çevreden tepki toplamaktaydı. 1866 yılında eşinden ayrılan Wagner, 1870 yılında Franz Liszt’tin kızı Cosima ile evlenmiştir. Evlendiklerinde çiftin iki çocukları bulunmaktaydı. Daha sonra bir çocukları daha olmuştur. Wagner, orkestra eseri &#8220;Siegfried İdyll&#8221;’i 1870 yılında Coşima için bestelemiştir. 1869-1870 yıllarında Yüzük operalarının iki tanesi Liszt tarafından sahnelenmiştir. Bu sırada eserin tamamının sahneleneceği bir opera binası için kaynak bulma çabaları sürmekteydi. Ümitsizliğe düştüğü anda Kral II. Ludwig&#8217;in desteği ile karşılaşmıştır. Söylentilere göre eşcinsel olan Kral, Wagner&#8217;e ve onun müziğine duyduğu büyük aşkını kanıtlamak adına binanın yapımına yardım teklifinde bulunmuştur. Wagner’in bu büyük aşktan haberdar olduktan sonra yardımı kabul ettiği söylenmektedir. Opera binası 1874 yılında Bayreuth’ta birleşik sanat eseri (müzik, şiir, görsel sanatlar, dans gibi tüm sanatların operada harmanlanması) kavramına uygun olarak inşa edilmiştir. Opera binasının inşaat sürecinde Wagner kendi sanatının gereklerini göz önünde bulundurarak projenin büyük bölümüne çizimleri ile katkıda bulunmuştur. 1876 yılındaki ilk sanat festivalinde tamamı 18 saatlik bir eser olan Nibelungen yüzüğü sahnelenmiştir. 1877 yılında Parsifal operasını yazmaya başlayan Wagner, “saf ırk” konusundaki polemik yaratan yazılarını yayınlamayı sürdürmüştür. Parsifal, 1882 yılında Bayreuth’ta sahnelenmiştir. Wagner, 1883 yılı kışını geçirmek için gittiği Venedik’te 13 Şubat 1883 tarihinde kalp krizi geçirerek hayatını kaybetmiştir. Bayreuth’taki villasının bahçesinde kendi adına hazırladığı mezara gömülmüştür. Wagner’in savunuculuğunu yaptığı yeni lirik sanat anlayışı, operayı basit bir eğlence olmaktan kurtarıp seyircinin ruhsal durumunu etkileyen müzikli bir dram haline getirmeyi amaçlamaktadır. Bu yeni sanat, Kelt ya da Germen halk masallarından alınma konular çerçevesinde işlenen simgesel temalardan (özgürlük, aşk yoluyla ruhun yücelmesi, günahlarından arınması) esinlenlenmiştir. Geliştirdiği birleşik sanat eseri kavramı ile müzik dünyasını büyük etki yaratmıştır. Gerek müzik ve drama alanındaki yenilikleri, gerekse Yahudi karşıtı görüşleri nedeniyle 20.yy.’in en çok tartışılan müzik adamlarından biridir. Bayreuth Tiyatrosu’ unda yalnız Wagner’in operalarına ayrılmış ünlü bir festival halen devam etmektedir. Hitler’in Wagner takıntısı 12 yaşında başlamıştır. Besteci, Alman diktatörün üzerinde oldukça etkili olmuştur. Adolf Hitler, kitabı Mein Kampf’ın ilk bölümünde şöyle yazmıştır : “12 yaşıma geldiğimde, hayatımdaki ilk operayı gördüm, Lohengrin. Bir anda bağımlısı oldum. Bavyera Ustası (Richard Wagner) için olan gençlik coşkum sınır tanımıyordu.” Hitler 16 yaşında okuldan ayrılmış ve önündeki 3 yılı boş geçirmiş. Harçlığının bir kısmını düzenli olarak operaya gitmek için kullandığını söylerdi. Wagner’a oldukça tutkuluydu. Wagner’ın anti-Semitik ve ateşli milliyetçilik yazıları ona yarı dini bir etki yapmıştır. Ari ırk teorisi kısmen Richard Wagner tarafından çizilmiştir. Wagner’a göre halk, her zaman bir ortaklık teşkil eden bireylerin özü olmuştur. Başlangıçta aile ve ırklar varken, sonra dil eşitliği olan ırklar birleşmiş ve ulusları oluşturmuştur.13 Ocak 1933 tarihinde yeni seçilen Nasyonel Sosyalist Parti, Richard Wagner’ın 50. ölüm yıldönümünü onun doğduğu yer olan Leipzig’de görkemli bir anma töreniyle kutlanmıştır. Hitler bu etkinliğe Richard Wagner’ın oğlu Siegfried’in İngiliz doğumlu dul eşi Winifred’i ve onun oğlu Wieland’i onur konuğu olarak davet etmiştir. 1933’ten 1939’a kadar her yaz Bavyera Festivali’ne katılmış ve Wagner malikanesi Wahnfried’i yaptırmıştır. Wagner’ın son operası Parsifal’da geçen hikayeyi kendi ideolojisine sığdırmak için yeniden yorumlatmıştır. Hikaye, Wagner’ın Schopenhauer okumalarında tavsiye edilen Budist feragatından öğeler taşıyordu. Hitler bir keresinde şöyle demiştir: “Wagner’ın çizgisi bana oldukça yakın. Hayatımın her aşamasında ona geri döneceğim.” Wagner ailesi ve onların destekçileri, 20. Yüzyılın başlarında Wagner’ın operası Parcifal gösterisini kısıtlayan özel telif hakları almak için mücadele veriyordu. Son belgeler Wagner ailesinin başından beri Hitler’in ve yaptıklarının destekçisi olduğunu ortaya koymuştur.ESERLERİ: Aşk Yasağı, Rienzi , Uçan Hollandalı , Thannhauset , Lohengrin, Ren Altını, Valkiri, Siegfried, Tanrıların Günbatımı, Parsifal, Nürnbergli Usta Şarkıcılar , Nibelungen Yüzüğü , Tristan ve İsolde, Do Majör Senfonisi , Goethe’nin Faust’u İçin Uvertür.</p>
</div>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.sanat.net%2Frichard-wagner%2F&amp;linkname=Richard%20Wagner" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.sanat.net%2Frichard-wagner%2F&amp;linkname=Richard%20Wagner" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.sanat.net%2Frichard-wagner%2F&amp;linkname=Richard%20Wagner" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.sanat.net%2Frichard-wagner%2F&amp;linkname=Richard%20Wagner" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.sanat.net%2Frichard-wagner%2F&amp;linkname=Richard%20Wagner" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.sanat.net%2Frichard-wagner%2F&amp;linkname=Richard%20Wagner" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_no_icon addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.sanat.net%2Frichard-wagner%2F&#038;title=Richard%20Wagner" data-a2a-url="http://www.sanat.net/richard-wagner/" data-a2a-title="Richard Wagner">Paylaş</a></p>The post <a href="http://www.sanat.net/richard-wagner/">Richard Wagner</a> first appeared on <a href="http://www.sanat.net">www.sanat.net</a>.]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
